Küçük bir taş parçasıydı. Masmavi denizin, köpük köpük dalgalarıyla öptüğü bir kıyıda yaşıyordu. Çocuklarla oynamaya bayılıyordu. Hele küçük dostlarının onu denize atmaları nasıl hoşuna gidiyordu bir bilseniz…

Gün boyunca güneşin altında kalkmak kolay mı sanıyorsunuz? Denize düşer düşmez güzel bir serinlik sarıyordu bedenini. Sonra hızla dibe iniyordu. Büyük bir keyifle balıklarla oynuyordu. Yengeçlerle eğleniyordu.

Ama çok geçmeden yine deniz kıyısını ve çocukları özlüyordu. Işte o zaman, dalgaların yükselerek onu yeniden kıyıya taşımasını beklemekten başka çaresi yoktu… Aslında çocuklardan başka yakını da yoktu. Binlerce yıl önce, yemyeşil ovaların sırtını dayadığı Kocadağdan, kopup irili ufaklı pek çok kardeşiyle birlikte sahile yuvarlanmıştı. Koskocaman bir dağken, minicik bir taş parçasına dönüşmek önceleri çok ağırına gitmişti. Ama daha da kötüsü vardı…Yıllar geçtikçe, çevresindeki taşlar biraz daha ufalanıyor, küçülüyordu.

Bu arda kendisinde de bazı değişimler olduğunu fark ediyordu. Önceleri yumurk kadar, eğri büğrü bir taştı. Oysa şimdi, kenarları yuvarlanmıştı. Eskiden çok daha güzel görünüyordu, ama yine de sevinemiyordu. Çünkü iyice zayıflamıştı.

“Böyle sürerse yok olup gideceğim” diye düşünüyordu. Bu duruma öylesine üzülüyordu ki, arkadaşlarına da yakınmaya başlamıştı. Onun bu yakınmalarını duyan karıncalardan biri, “üzüldüğün şeye bak!” dedi. “Kim demiş yok olacaksın diye?” Üstelik herkes seni eskisinden daha çok sevecek”.Küçük taş bu sözlere inanmamıştı.”Hiç sanmam! Çocuklar beni göremezse nasıl severler” dedi ağlamaklı bir sesle. Karınca,

“Görmez olurlar mı hiç? Elbette ki görecekler!” diye üsteledi.

“Yalnızca adın değişmiş olacak, o kadar!”

- Adım mı değişecek? Peki kim değiştirecek? Yeni adım ne olacak?

- Iyice küçülüp, küçülüp sonunda toz gibi olacaksın… Veee… tıpkı senden önceki arkadaşların gibi senin adın da toprak olacak. Ondan sonra da yalnızca çocuklar değil, dünyadaki herkes seni çok sevecek. Çünkü tüm canlıların yaşamasına yardımcı olacaksın.

-Toprak mı dedin? Hiç de fena bir ad değil… Yine de anlamadığım bir şey var; başkalarının yaşamasına nasıl yardım edeceğim?

Karınca bilmiş bilmiş güldü:

-Toprak, öylesine önemli bir madde ki, yararları saymakla bitmez. Örneğin bütün hayvanların ve insanların besin maddeleri toprakta yetişir. Ayrıca pek çok minik canlı türü yuvalarını toprağın altında yapar. Anlayacağın hem korunurlar, hem de rahatça beslenirler. Küçük taş bunları öğrenince çok sevindi. Içindeki sıkıntı kayboldu. Yeni dostlar kazanacağı ve onlara yararlı olacağı için artık çok mutluydu. Bir zaman sonra . kendisi gibi minik toprak parçalarının arasına karışıp gitti. Bir daha da kimse onun yakınmasını duymadı.

Sevdadan Sevda Guncel Hikaye haber kizlar mirc chat blog

  • 15 Ağustos 2009 -- Yeni Akrep Dergisi
    Yeni Akrep Dergisi Yeni Akrep Dergisi Yeni Akrep Dergisi'nin ...
  • 29 Kasım 2007 -- Ceylan Kaplumbaga Fare Karga
    Bir varmış, bir yokmuş; hayvanların mutlu yaşadığı bir ülke varmı...
  • 28 Aralık 2008 -- Golcuk Depremi
    Ben cok küçüktüm ve gecenin yarısı bir yaslı adam geldi ve bana b...
  • 26 Kasım 2008 -- Onbasi
    Onbaşı Onbaşılar dağlarda Ses verir halaylarda Elleri si...
  • 31 Ağustos 2009 -- Kavgada Bayram molasi
    ANKARA - Büyük Zafer'in 87'inci yılı, tüm yurtta, Kuzey Kıbrıs Tü...
  • 25 Ocak 2010 -- Muhabbet eglence zevk
    Elbette öyle. . Gördüğünüz gibi IRCye bağlanmak o kadar da zor de...
  • 24 Aralık 2008 -- TeraCopy Pro hızlı kopyalama programı
    Dosyalarınızı hızlı bir şekilde kopyalamaya yarayan güzel bir...
  • 14 Mayıs 2010 -- Karaman sohbet chat muhabbet mirc
    Karaman sohbet chat muhabbet mirc mrc TurkChat odalarina Hosgeldi...
  • 30 Eylül 2008 -- Gel teskere
    Türk Silahlı Kuvvetleri de askerlik süresini tamamlamadan teskere...
  • 06 Ağustos 2008 -- Abidin Seni Seviyorum
    Hiç mutlu olmaz Kiymetini bilmez Sevginin aşkın saltanatı sürül...